Kutsal Kitap

Gerçek sizi bekliyor...

Kutsal Kitap okumak için, burayı tıklayınız ve ya arayınız:
İncil

Hiç İncil okudunuz mu?

Hediye İncil almak istiyorsanız burayı tıklayınız

Kilise Her Cuma Günü Açıktır
Dua

Dua ihtiyacınız var mı?

Sizin için dua etmek istiyoruz. Lütfen dua eden ellere tıklayıp isteğinizi bize gönderiniz.

Ana Sayfa | Makaleler | Put Nedir?

Put Nedir?

“Put” en kolay tanımıyla, Tanrı’nın yerini, yüceciliğini alarak sizin yaşamınıza yön veren şeydir.  Nesne olabileceği gibi abartılı bir biçimde oraya çıkmış ihtiyaç; düşünceleriniz daha ötesi kendiniz olabilirsiniz!!!
Putperestlik Nedir?“Molek, Ammonluların tanrısıydı: Molek putu Ben-Hinnom Vadisi’ndeydi. Francais Schafer bu töreni şöyle tanımlar:
Bir geleneğe göre, pirinç putun arkasında bir delik vardı ve bu delikte bir ateş yakıldıktan sonra her anne baba gelip kendi elleriyle ilk doğan çocuğunu, Molek’in ak kor haline gelmiş, uzanan kolları arasına bırakırdı. Bu geleneğe göre, anne babanın duygularını göstermesi yasaktı, bebek Molek’in kollarında ölürken, çığlıkların duyulmaması için davullar çalınırdı.” [1]

İşte put ve onun arkasındaki kötü varlık böyle bir güçtür. Bu güç insanları düşünsel ve ruhsal yönden körleştirip kendisine tutsak eder. İnsan öylesine körleşmiştir kendi eliyle biçim verdiği putu tanrı yapar! Çocuklarını onun kollarında öldürür!

Günümüzde Tanri’nin Yerini ve Yüceliğini Alan Nesne ya da Olgular

Günümüzde Molek vb. tanrılara çocuk kurban edilerek tapınılmıyor; ama Tanrı’nın yerini alan nesneler, Tanrı’nın yüceliğini unutturan uygulamalar ve insanın kendini tanrı yapması hala sürüyor.

TAŞLAR:

Firuze (Türkuaz): Nazara karşı iyidir. Olumsuzu olumluya çevirir, bilinci genişletir, kaygıyı teskin eder ve tansiyonu düzenler.

Zümrüt: Kadında ve erkekte üretkenliği arttırır. Göz ağrılarını, iltihap ve kırıklığı giderir.

Aytaşı: Duyu ve sezgi hassalarını güçlendirir. Kramplara iyi gelir. Yıldızı düşük olanların kullanması gereken tastır.

Kaplan gözü: Sahiplenme duygusunu güçlendirir. İnsanın kendini işine vermesini sağlar. Konsantrasyonu güçlendirir.

Akik(Kırmızı Kalsedon, Karneol): Uğur ve bereket taşıdır. Donuk akik kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde erkeklik bezini, kadınlarda yumurtalığı korur.

Kehribar(Amber): Reçinenin taslaşmış hali olup, özellikle guatr, astım, bronşit, alerjiye karsı iyidir.

Nazar Boncuğu: Ana Biritanica ansiklopedisinde şöyle yazar: Nazar değmesini önleyen bir simge olarak kullanılan göz resmi, göz biçiminde boncuk ya da bu amaçla hazırlanmış her türlü nesne. En yaygın olarak İ.Ö. 6. yy başlayarak siyah figür tekniğiyle yapılmış, kyliks (göz kupaları adı verilen) eski Yunan içki Kâselerinin üstünde yer alır. Bu kâselerin üstünde yer alan abartılı büyüklükteki gözerin, tehlikeli ruhların şarapla birlikte ağızdan içeri girmesini engellediklerine inanılıyordu.”[2]

Yazdıklarımız taşların süs ya da hobi olarak kullanılmasıyla ilgili değildir. Bu taşlar herhangi bir biçimde Tanrı’nın yerini alıyorsa o zaman “PUT” oluyor. Ayrıca günümüzde hangi doktor kan dolaşımını düzenlemek için reçetesine Akik(Kırmızı Kalsedon, Karneol) yazıyor?

Ve bugün nazar boncuğu taşıyanlardan kaç kişi göz biçimindeki mavi boncukların “Eski Yunan içki Kâselerinin üstünde yer aldığını, bu kâselerin üstünde yer alan abartılı büyüklükteki gözerin, tehlikeli ruhların şarapla birlikte ağızdan içeri girmesini engellediğine” inanıldığını biliyor?

FALCILIK:

TDK sözlükte şöyle diyor: Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma, bakı.

Aşağıda birkaç çeşit faldan beklentileri göreceksiniz:

El falı: Karakter öğrenmek.

Kahve falı: Geleceği öğrenmek.

İskambil Falı: Geleceği öğrenmek.

Bunları uzatmak mümkün… Faldaki amaç geleceği öğrenmek olduğundan, geleceğiyse yalnız Tanrı bildiğinden, gelecek hakkında konuşan Tanrı’nın yerine geçmek istemiş oluyor.

Aslında değişik biçimlerle ta yaratılıştan günümüze insanlar bazen isteyerek bazen farkında olmadan Tanrı’nın yerine geçmek istemişlerdir. Şu soruları kendinize sorunuz ve samimi yanıt arayınız:

  • Geleceği yalnız Tanrı biliyorsa neden O’nun işine karışıyorsunuz?
  • Daha önemlisi, geleceğinizi öğrenmek istiyorsanız neden Tanrı’ya sormuyorsunuz?

YOGA BİR DİNDİR!

TDK internet sözlüğü yogayı “Ruhsal yaşama ve bedene egemen olmayı amaçlayan Hint felsefe sistemi” olarak tanılıyor.

Kuyruk sokumunuzda bulunan, Yaşam enerjisi Prana'nın statik yönü Kundalini uyandırılıp insan bedeninin sınırsız potansiyelinin açığa çıkmasını sağlar. Muladhara Çakra'da uyur halde bulunan Kundalini enerjisinin uyandırılması için öncelikli olarak [7] Çakra merkezlerinin, daha sonra enerji kanallarının, daha sonra İda ve Pingala enerji kanallarının ve daha sonra da merkezi enerji kanalı olan Suşumna kanalının Yoga teknikleri ile tam aktif hale getirilmeleri gerekir. Ancak bundan sonra Kundalini uyandırılıp Suşumna kanalından yükseltilebilir. Kundalini enerjisi en alt çakra olan Muladhara Çakra’dan başlayarak sırasıyla tüm çakralardan geçirilerek Sahasrara Çakra ya yükseltilir.

Kuyruk sokumunuzda bulunan Kundalini’nin uyandırılıp enerji kanallarının aktif hale getirilmesiyle biliniciniz "binyapraklı nilüfer çiçeği'ne" çıkar… Sizler de böylece mutluluğu bulursunuz.[3]

Bu inançtaki tuzağı görebilir yor musunuz?

Hinduizm tek bir ilaha tapınmayı öngörmez. Bir Hindu, Şiva, Vişnu, Rama, Krişna veya diğer tanrı ve tanrıçalara tapabilir ya da her ferdin içinde yer alan Yüce Ruha veya Yıkılmaz Ruha inanabilir ve hala Hindu olarak anılabilir.

Hindistan’da her ailenin ya da kişinin bir tanrısı olabiliyorsa (nüfus 2009: 1.155.347.678), sizin de bir tanrınız olması ya da içinizdeki ruha taparak kendinizi bir tanrı yapmanız yoga dini açısından ne fark eder?

Bu soruya bulacağınız yanıt, vereceğiniz karar sizin ruhunuz için çok önemlidir. Çünkü günah nedeniyle bedende bulunan ölü ruhlara yalnız Tanrı yaşam verebilir:

“Sözlerimi işitip de onlara uymayanı ben yargılamam. Çünkü ben [İsa]dünyayı yargılamaya değil, dünyayı kurtarmaya geldim.” (İncil, Yu.12:47)

“İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben'im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba'ya [Tanrı’ya] kimse gelemez” diyor. (İncil, Yu.14:6)

Gerçek Tanri Kendi Hakkinda Ne Diyor?

Yeşaya 40: 18-26

18 Öyleyse Tanrı'yı kime benzeteceksiniz?
Neyle karşılaştıracaksınız O'nu?
19 Putu döküm işçisi yapar,
Kuyumcu altınla kaplar,
Gümüş zincirler döker.
20 Böyle bir sunuya gücü yetmeyen yoksul kişi
Çürümez bir ağaç parçası seçer.
Yerinden kımıldamaz bir put yapsın diye
Usta bir işçi arar.
21 Bilmiyor musunuz, duymadınız mı?
Başlangıçtan beri size bildirilmedi mi?
Dünyanın temelleri atılalı beri anlamadınız mı?
22 Gökkubbenin üstünde oturan RAB'dir,
Yeryüzünde yaşayanlarsa çekirge gibidir.
Gökleri perde gibi geren,
Oturmak için çadır gibi kuran O'dur.
23 O'dur önderleri bir hiç eden,
Dünyanın egemenlerini sıfıra indirgeyen.
24 O önderler ki, yeni dikilmiş, yeni ekilmiş ağaç gibi,
Gövdeleri yere yeni kök salmışken
RAB'bin soluğu onları kurutuverir,
Kasırga saman gibi savurur.
25 “Beni kime benzeteceksiniz ki,
Eşitim olsun?” diyor Kutsal Olan.
26 Başınızı kaldırıp göklere bakın.
Kim yarattı bütün bunları?
Yıldızları sırayla görünür kılıyor,
Her birini adıyla çağırıyor.
Büyük kudreti, üstün gücü sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor.

(Tevrat, Yeşaya 40:18-26)

Siz kötülüğün göksel yerlerdeki güçlerin hedefindesiniz. Kölüğün güçleri sizin gerçek Tanrı’yla iletişim kurmanızı engellemek, Tanrı’nın sevgisinden bereketlerinden uzak kalmanızı sağlamak amacını gütmektedir.

Bu neden İsa Mesih şunu söylüyor:

“Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir. Koyunların çobanı ve sahibi olmayan ücretli adam, kurdun geldiğini görünce koyunları bırakıp kaçar. Kurt da onları kapar ve dağıtır. Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz. Ben iyi çobanım. Benimkileri tanırım. Baba beni tanıdığı, ben de Baba'yı tanıdığım gibi, benimkiler de beni tanır. Ben koyunlarımın uğruna canımı veririm.” (İncil, Yuhanna 10:10-15)

Putlar, yalancı tanrılar, boş inançlar “yavuz hırsız”dır; ev sahibi de karar sahibi de sizsiniz!

[1] William Macdonald. Kutsal Kitap YorumuEski Antlaşma Serisi I. Cilt. Yeni Yaşam Yayınları İstanbul Ağustos 2004. s.175 [alıntı: Francis A. Schaefer. The Church at the End of the 20th Century. S.126]

[2] Ana Biritanica, Ana Yayıncılık 1986-1989, 16. cilt, s.428

[3] http://www.sahajayogaturkey.f2s.com/sahajayoga.html