Luka 22: 47-51

İsa Tutuklanıyor
(Mat.26:47-68; Mar.14:43-50; Yu.18:3-12)
47-48 İsa daha konuşurken bir kalabalık çıkageldi. Onikiler'den biri, Yahuda adındaki kişi, kalabalığa öncülük ediyordu. İsa'yı öpmek üzere yaklaşınca İsa, “Yahuda” dedi, “İnsanoğlu'na bir öpücükle mi ihanet ediyorsun?”
49 İsa'nın çevresindekiler olacakları anlayınca, “Ya Rab, kılıçla vuralım mı?” dediler. 50 İçlerinden biri başkâhinin kölesine vurarak sağ kulağını uçurdu.
51 Ama İsa, “Bırakın, yeter!” dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.

Kutsal Kitap kelime arama motoru:

Kutsal Kitap Bölümleri:

Luka Kitabı Bölümleri

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24
İncil

Hiç İncil okudunuz mu?

Hediye İncil almak istiyorsanız burayı tıklayınız

Kilise Her Cuma Günü Açıktır

Luka Girişi

Kitabın Amacı: Luka, daha kitabın başında amacının, İsa'nın yaşamını doğru ve ayrıntılı bir biçimde anlatmak olduğunu açıkça ortaya koyuyor (1:1-4). Luka, Elçilerin İşleri Kitabı'nda da Müjde'nin o çağda bilinen dünyanın merkezi durumundaki Roma'ya kadar nasıl yayıldığını anlatır. O devirde yazarların, yapıtlarını ileri gelen kişilere adamaları bir gelenek haline gelmişti. Nitekim Luka da her iki kitabı, adı Teofilos -«Tanrı'yı seven» anlamında- olan bir kişiye hitaben kaleme almıştır. Kuşkusuz Luka bu adamın kişiliğinde geniş bir kitleye seslenmeyi amaçlamıştır.

Kitabın İçeriği: Kitap, «Rab'bin yolunu hazırlamaya» gelen Vaftizci Yahya'nın1 ve İsa'nın doğumuna ilişkin bilgileri vererek başlıyor. Bundan sonra İsa'nın Müjde'yi duyurduğu, öğretisini yayıp mucizeler yaptığı döneme geçiyor. Daha sonra İsa'nın, giderek artan baskılara rağmen Yeruşalim'e, bile bile ölüme gidişi anlatılıyor. Bunu, İsa'nın dirilişi ve göğe alınışını anlatan bölümler izliyor.

Luka, peygamberlik sözlerini yerine getiren Tanrı'nın, bir kurtarıcı göndermekle insanlık tarihini nasıl yönlendirdiğini vurgular2. Tanrı'nın bu etkinliği, meleklerin gönderilmesi olayında3; Tanrı'nın gökten seslenişinde4; ve özellikle birçok inanlının Kutsal Ruh'la dolması olayında5 açıkça görülüyor. Tanrı'nın gücü, İsa'nın yaptığı mucizelerde de gözle görülür bir şekilde etkindi6. On altı ayrı olayda, belirli hastalıklara yakalanmış kişilerin mucizevi şekilde iyileştirildiğinden söz ediliyor. Bunun yanısıra, İsa'nın bir arada bulunan çok sayıda hastayı iyileştirdiği, kitabın beş ayrı yerinde belirtiliyor.

Luka'nın yaklaşık yüzde kırkı İsa'nın öğretisinden oluşuyor. İsa öğretisinde birçok benzetme kullandı; Luka'da 26 benzetme var. Bunların 16'sı İncil'in öbür kısımlarında yer almaz. İsa'nın bütün öğretisini kısaca özetlemek oldukça güçtür. Şu kadarını söyleyelim ki, İsa Tanrı'nın Egemenliği'ni duyuruyor7. Sözü edilen egemenlik, değer yargıları yönünden tümüyle farklı, insanın yüreğinde etkin olan tanrısal egemenliktir8. İsa'nın kendisi, egemenliği günden güne büyüyen, ikinci gelişinde de bu egemenliği tümüyle gerçekleşecek olan Kral olarak çıkar karşımıza9.

Kitapta bireye iletilmek istenen bildiri, günahların bağışlanmasıyla gerçekleşen kurtuluş müjdesidir10. Dünya malına kökten değişik bir yaklaşım içinde olan İsa11, bu müjdeyle özellikle yoksullara, hastalara ve ezilmişlere sesleniyor12. Bildirisinin o çağda hor görülen kadınlara ve Yahudi olmayan uluslara da yönelik olduğunu vurguluyor13. Nitekim, «Kaybolmuş olanı arayıp kurtarmaya geldim» diyordu14. Ama kişinin kurtulmaya istekli olması gerekir. Bu nedenle önce Yahya, sonra İsa, daha sonra da İsa'nın öğrencileri insanları tövbeye çağırdılar15. İsa'yı izleyecek olanlar bütün varlıklarıyla adanmış birer öğrenci olmaya16 ve sürekli bir dua yaşamı sürmeye çağrılmışlardır17.

Ana Hatlar:

1:1-4 Giriş
1:5-2:52 Vaftizci Yahya ile İsa'nın doğum ve çocuklukları
3:1-20 Vaftizci Yahya'nın görevi
3:21-4:13 İsa'nın vaftiz olması ve denenmesi
4:14-9:50 İsa'nın Celile ve çevresindeki etkinlikleri
9:51-19:27 İsa Yeruşalim yolunda
19:28-22:46 İsa'nın Yeruşalim'deki son günleri
22:47-23:56 İsa'nın tutuklanması, yargılanması ve çarmıha gerilmesi
24:1-52 İsa'nın dirilmesi ve göğe yükselmesi

Kaynak Ayetler: Bkz. s. 24