Tövbe

Kurtuluşa Kavuşmak Ve Daha Temiz Bir Yaşama Sahip Olmak İçin Bir Eylem

5.4 İslamiyet Görüşü

Tövbe, İslamiyet’te “tövbe ve istiğfar” kavramlarıyla incelenir.[1] El Cevheri, İbn Manzur, el Isfehani, el Kurtubi, Ahmed Rıfat gibi İslam bilginlerinden esinlenen düşünceler ışığında[2] tövbe, günahı terk etmek, itaate dönmek, bir daha yapmamak olarak tanımlanır. Nasuh tövbede pişmanlığın yanında itiraf da bulunur. İstiğfar etmek günahın kötülüğünü görüp, sonuçlarını yaşadıktan sonra bağışlanma dilemek ve günahı terk etmektir.[3]

Hıristiyanlıkta İsa Mesih’in iman yoluyla insanların günahlarını üstlenmesinden ve Musevilikte bulunan günahın kurban ve tekeye yüklenmesinden farklı olarak İslamiyet’te günahlar aktarılmaz. Ehlisünnet inancına göre iyi işler (ameller) ve günahlar ahrette karşılaştırılır. “İnsanlar hesaplarının görülmesi için toplandıktan sonra, kendilerine dünyada iken yaptıkları işlerin yazılı bulunduğu amel defterleri dağıtılır. […] İnsanlar amel defterlerini ellerine aldıktan ve yaptıklarının en ince detayına kadar yazıldığını gördükten sonra Allah Teâlâ tarafından hesaba çekileceklerdir.”[4] Yapılan iyilikler günahları karşılamıyorsa günahın cezası cehennemde çekilene dek kişinin üstünde kalır. Cehenneme gitmek ile ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığının sitesinde şu açıklama bulunur: “Allah'ı görmekten mahrum kalacak inkârcılara (el-Mutaffifîn 83/15) Allah rahmet etmeyecek (en-Nisâ 4/137, 168), cehennem azabı ise onları ebedî olarak kuşatacaktır. Günahkâr müminler ise cehennemde ebedî kalmayacaklar, Peygamberimiz'in hadislerinde de bildirildiği gibi, cezalarını çektikten sonra cennete konulacaklardır (Buhârî, "Rikak", 51; "Tevhîd", 19; Tirmizî, "Birr", 61; İbn Mâce, "Mukaddime", 9).”[5]

Hıristiyan ilahiyatına göre tövbe edilen günah bağışlanır. Sevgisi nedeniyle, tövbe eden kişinin tüm günahlarını İsa Mesih üstlenir, günahın yargısına karşılık kendisini fidye olarak sunar. Böylece Tanrı’nın sevgisi, adaletiyle çelişmez.

Musevilikte, Hz. Musa döneminden başlayarak tapınak yıkılana dek kurban edilen hayvanlar günaha kefaret ederdi. Ayrıca yılda bir kez tüm halkın günahları tekeye (Azazel, günah keçisi) yüklenirdi.

İslamiyet’teyse günahkâr mümin tövbe etse de sevapları günahlarını karşılamıyorsa cehennemden çıkana de günah yükünü üstünde taşır.[6]

[1] Dr. Celil Kiraz. Kur’an’da Ahlâk İlkeleri Tevrat, Zebur ve İncil ile Mukâyeseli bir Çalışma. Emin Yayın Dağıtım ve Eğitim Hizmetleri: Bursa, 2007. s. 212

[2] a.g.e., s. 212-213

[3] a.g.e., s.212-213

[4] http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/WebYayinOku.aspx?Sayfa=32&ID=33 (09.03.2012, 3. Amel Defterlerinin Dağıtılması başlığı)

[5] http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/WebYayinOku.aspx?Sayfa=32&ID=33 (09.03.2012, 10. Cehennem başlığı)

[6] a.g.e., (09.03.2012, 10. Cehennem başlığı)