Tövbe

Kurtuluşa Kavuşmak Ve Daha Temiz Bir Yaşama Sahip Olmak İçin Bir Eylem

5. Değişik Din ve Hıristiyan Mezhepleriyle “Tövbe” Konusunun Karşılaştırılması

“Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır. (Yu.17:3)

Semavi dinlerde, aynı sonuçları vermemekle birlikte “tövbe” eylemi görülmekte, benzerliklerin yanında önemli farklılıklar da bulunmaktadır. Bu nedenle Musevilik, İslamiyet ile Hıristiyan mezheplerinin kendi aralarında kesin bir görüş birliği sağlanamaz.

Hıristiyan ilahiyatında günahları, İsa Mesih’in üstlenerek kurtuluş sağladığı, Kutsal Kitap gerçeklerine göre doğrulanır. İncil’de hem İsa Mesih hem öğrenciler günahların bağışlanmasını “tövbeyle” ilişkilendirmişlerdir.

İsa Mesih’in “Sonra onlara şöyle dedi: “Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa'nın Yasası'nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar'da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir’ demiştim. Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, ‘Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O'nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız’ (Luk.24:44-48)” sözleriyle; Petrus’un “Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih'in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız (Elç.2:38)” sözleri, koşuttur.

İmanlı tövbe edip vaftiz olduktan sonra günaha neden olan arzularından uzaklaşarak, kendisini Rab’be yöneltecek Tanrı sözüne ve Kutsal Ruh’a teslim etmesi gerekir.[2] Tövbe eyleminden sonra Kutsal Ruh’un insanda konut kurması günahın yükünden kurtulduğunun göstergesidir. Tövbeyle gelen kurtuluş insanı günahın suçundan, ölüm ve ceza korkusundan (İb.2:14-15) özgür kıldığı gibi, insanın Tanrı’yla (Yu.17:3; Kol.1:20-22), kendisiyle ve başkalarıyla, (krş. Yar.3:14-19) arasındaki düşmanlığı da kaldırır. Kurtuluş imanlıyı yeni düşünceler, istekler ve değerlerle yeniler.

[Başlık] Tövbe Kitapçığı’nın yazarı olarak Türkiye’de Protestan Cemaatleri arasında yer almakta; ancak mezhepçilikten önce Kutsal Kitap öğretişlerine odaklanılması gerektiğini savunmaktayım. Kendimi Protestan olarak değil, Hıristiyan olarak tanımlamayı seçmekteyim. Kitapçığın sınırlarını aşacağından Protestanlık ile ilgili ayrıntılara girmedim. Kitapçıkta dile getirdiğim tövbe görüşü genel olarak Protestan ya da Protestanlığa yakın mezheplerce onaylanır.

[2] Açıklamalı Kutsal Kitap. Yeni Yaşam Yayınları: İstanbul, 2010