Eşcinsellik ve Kutsal Kitap Öğretisi

4. Eşcinselliğe Kilisede Pratik Yaklaşımlar

Kutsal Kitap'ta kurtuluşları için İsa Mesih'e iman ederek Tanrı'nın Egemenliği'ne girenlerin ruhsal ve bedensel yaraları Tanrı sözü ve Kutsal Ruh tarafından iyileştirilecektir, vaadi vardır. İsa Mesih'e ait olmakla başlayan bu süreç, itaate dayalı bir yaşam sürdürüldüğünde O'nun ikinci gelişiyle tamamlanacaktır. Kendisine iman eden tüm günahkârlar gibi eşcinsellerin de incinmeleri, acıları, gözlerindeki yaşlar İsa Mesih tarafından silinecek, onlar da görkemli göksel bedenlerine kavuşacaklardır.[1] İmanlıların kendileri için taşıdıkları bu umudu tövbe eden eşcinsellerin taşımaması için hiçbir neden yoktur.

İsa Mesih'in ikinci gelişine dek Rab'bin gücüyle hizmet sunmak ve İsa Mesih'i örnek almak kilisenin öncelikli görevlerindendir. Kilise dünyada göksel cenneti yansıtacak tek kurumdur. Bir yandan kurtuluş haberini duyurmalı (İncil'i vaaz etmeli), öte yandan kurtulanlarla göksel cenneti yansıtmalıdır.

İsa Mesih tüm günahkârlara çağrısını yaparak onlara verdiği değeri gösterdi. İsa Mesih'in on iki havarisinden biri Matta vergi görevlisiydi. Matta, öteki meslektaşları gibi Roma İmparatorluğu adına soydaşlarından vergi topladığından, Yahudiler tarafından nefret edilen, dışlanan, vatan haini olarak damgalanmış kişilerden biriydi. İsa Mesih ona "Ardımdan gel" dediğinde o işini bırakıp İsa Mesih'i izledi. Sonra evinde İsa Mesih'in onuruna büyük bir yemek verdi. Yemekte birçok vergi görevlisiyle günahkâr da vardı. Ferisi olarak adlandırılan din bilginleri bunu gördüklerinde İsa Mesih'in öğrencilerine "Sizin öğretmeniniz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?" diye sordular. İsa Mesih de onları "Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var. Gidin de, 'Ben kurban değil, merhamet isterim' sözünün anlamını öğrenin. Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim" diye yanıtladı (İncil, Mat. 9:13; Mar. 2:13-17).

Ayetlerde öncelikle iki insan tipi bulunduğunu görüyoruz. Birinci tip, anlaşılır şekliyle, dindar olarak adlandırılabilecek, kendilerinde kusur gör­meyen Ferisi[2] grubunun din adamlarıdır. İkinci tip, Kutsal Yasayı din bilginlerinin yorumladığı biçimde izlemeyenler, ahlak düşkünleri, vatan haini kabul edilen vergi görevlileri… Kısacası, bu din adamlarının günahkâr olarak adlandırdığı kişiler. Birinci gruptaki kuru sofu din adamları gözlerindeki merteği görmezken; ikinci gruptaki günahkâr arayış içindedir ve İsa Mesih'e itaat etmektedir!

İsa Mesih, Tevrat metinlerinde Hoşea 6:6 ve Mika 6:6-8 ayetlerinde geçen ve geleneklerle kurutulmuş dindarlığın insanın kurtuluşuna bir yararı olmadığını "Ben kurban değil, merhamet isterim" sözüyle belirtti. Sonra da günahkârlara kurtuluşu sağlamak için geldiğini vurguladı.

Kilise Tanrı'nın Egemenliği'nin kurulduğu yeri temsil ettiğinden, kilisenin öncelikli hizmeti insanların kurtuluşu, onların ruhsal-fiziksel yaralarının iyileşmesi için Müjde'yi (İncil'i) duyurmaktır. Günümüzde kilise İsa Mesih'in başlattığı hizmeti üstlenen, göksel cenneti yansıtması gereken tek kurumdur. Böyle bir durumda kilise İsa Mesih'i örnek almalı, kurtuluş çağrısını tüm insanlara iletmeli, günahlarından tövbe edenlerin iyileştiği, değiştiği yer olmalıdır.

İncil'de yapısı, işlevi ve işleyişi açısından kilise İsa Mesih'in bedenine benzetildiğinden öncelikleri İsa Mesih'ten ve O'nun yazılı sözü Kutsal Kitap'tan uzaklaşmamak; Kutsal Ruh'un (İsa'nın ruhunun) kilisenin içinde işleyişine izin vermek; İsa Mesih'in iyi haberini duyurmaya gayret etmek ve topluma ışık olmaktır (İncil, Ef. 1:23; 3:10)."

Kilise yapmadığı doğru eylemler nedeniyle İsa Mesih tarafından yargılanacaktır. 7 Kiliseyi mu­hatap alan mektuplarda kilisenin kendini gözetmesi açsından son derece önemli uyarılar yapılır (Tevrat, Va. 2,3). Kilise kendi özgür iradelerini kullanarak İsa Mesih'in çağrısına yanıt veren, tövbeye dayalı yaşam sürdüren erkek-kadın eşcinsellerin iyileşmeleri için onların yanında olurken, aynı zamanda Günahkârların iyileştiği; ama günahın egemen olmadığı; İsa Mesih'in yüceltildiği, göksel cenneti yansıtan sevgi ve kardeşlik yeri olmalıdır.

[1] İnsanlar ölümden sonraki yaşamın nasıl olacağını hep merak etmişlerdir. 1. Korintliler 15. bölüm bu soruyu biraz açıklar: İnsanın dünyadaki yaşamı tohuma benzetilir; tohumun önce toprakta çürümesi, sonra da yeni bir biçim alması sonsuz yaşamdaki konuma benzetilir. "[…] Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir. Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir. Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doğal beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır (İncil, 1. Kor.15:42-44)" Göksel ve dünyasal bedenler vardır, dün­yasal bedenlerin ve göksel bedenlerin görkemi baş­kadır.

[2] Ferisiler kendilerini Kutsal Yasa'nın doğru uygulayıcıları ve koyucuları görürlerdi.