Eşcinsellik ve Kutsal Kitap Öğretisi

3.2 Öteki Eski Antlaşma Yazılarında Eşcinsellik

Eski Antlaşma[1] metinlerinde fuhuş yapan kadın ve erkelerin ilişkileri putperest toplumlarda serbesttir. Tapınaklarına gelir sağlamak, verimliliği ve doğurganlığı artırmak için putperestler tapınak ibadetlerinde eşcinsel uygulamalara yer vermişlerdir (Tevrat, 1. Kr. 14:24).[i] Aynı ayetlerde Rab, kutsallığına ve insanın yaratılışına aykırı kadın ve erkek fuhşunu iğrenç olarak tanımlamış, kendisine bağlı halkının bu ve benzeri aykırı cinsellikten uzak kalmasını istemiştir.

Ne yazık ki Tanrı'nın halkı kendisinden kutsallık bekleyen Rab'bin isteklerini her zaman yerine getirememiştir. Hem 1. Krallar 14:24 hem de buna koşut Hoşea 4:14 ayetinde putperest tapınaklarda yapılan, büyük olasılıkla kadın eşcinselliğini de içeren ilişkilerin kendi yaşamlarında da yer vermişlerdir. Rab'bin adını yüceltmek için yapılan, açılışında O'nun varlığının doldurduğu tapınak zaman zaman bozuk-aykırı cinselliğin sergilendiği yer oldu (1. Sam. 2:22).

İnsanın yozlaşması sonucunda ortaya çıkan kötülüğü, Tanrı'nın neden yargıladığını anlamak için kötülüğün insanda ve toplumda oluşturduğu tahribatı görmek gerekir. İyice bakıldığında, çok durumda 'kötülük' aykırı-bozuk cinsellikle birlikte yan yana yürümektedir. Hakimler 19:22'de geçen 'kötü kişiler, serseri' sözcükleri ahlak düşkünü kişiler için kullanıldı. Bu ayetlerle koşut, Yaratılış 13:12,13'te geçen 'kötü kişiler' sözünün İbranicesi 'Belial' Şeytan'a verilen bir addır.

Hakimler 19. bölümde aynı zamanda ahlaksal çöküntünün korkunçluğunu gösteren trajik bir olay anlatılır: Cariyesiyle yolculuğa çıkan adam misafir olarak kalacak yer bulamayınca Giva kentinin meydanında konakladı. Akşam saatlerinde tarladan dönen yaşlı bir adam, onları evine davet etti. Sonra… "Onlar dinlenirken kentin serserileri evi kuşattı. Kapıya var güçleriyle vurarak yaşlı ev sahibine, 'Evine gelen o adamı dışarı çıkar, onunla yatalım' diye bağırdılar." Ev sahibi serseri olarak tanımlanan kötü kişileri yatıştırmak istediyse de "Ne var ki, adamlar onu dinlemediler. Bunun üzerine Levili [kendisini kurtarmak için!] cariyesini zorla dışarı çıkarıp onlara teslim etti. Adamlar bütün gece, sabaha dek kadınla yattılar, onun ırzına geçtiler. Şafak sökerken onu salıverdiler. Kadın gün ağarırken efendisinin kaldığı evin kapısına geldi, düşüp yere yığıldı. Ortalık aydınlanıncaya dek öylece kaldı." Levili serserilerden kendini korudu, ama kadın öldü!

Yaratılış 18:16-19:29 bölümlerinde Sodom'da beden almış (insan görünümündeki) iki melek Lut'un evine konuk olduğunda, evin etrafını saran her mahalden genç yaşlı bütün erkekler, yatmak için onları istiyordu. Lut'a konuk olan adamları (beden almış melekleri), Sodom'un serserileri[2] yatmak için istediler. Ortadoğu geleneklerine göre, konuklar ev sahibinin koruması altında bulunduğundan Lut, beden almış melekleri serserilere teslim etmek istemedi; ama onları korumaya gücü de yetmedi. Melekler, kendilerine kötülük yapmak isteyen Sadomluları körleştirdi; sonra RAB So­dom ve Gomara'ya yargısını gösterdi; yok etti.

Cinsel aykırılığın ve diğer kötülüklerin Tanrı'nın halkının arasından kaldırılmasını anlatan 2. Krallar 23:1-7 ayetleri, Tapınağın duvarları tamir edilirken bulunan Yasa Kitabı okunduğunda, halkın günahlarından dönüşünü anlatır. Kral Yoşiya döneminde ve öncesinde Rab'be sadık kalmayarak tapınağın odalarında kadın ve erkek fuhuşu yapan halk ve dini görevliler Tanrı sözünü işittiklerinde RAB'bin yolunu izleyeceklerini, O'nun buyruklarını, öğütlerini, kurallarını candan uygulayacaklarını, Yasa'nın antlaşama kuralarını yerine getireceklerine ilişkin RAB'bin hu­zurunda antlaşma yaptılar. Baal,[3] Aşera,[4] gök cisimleri için yapılmış bütün eşyaları RAB'bin tapınağından çıkarıp yaktılar. Fuhuş yapan kadın ve erkeklerin RAB'bin Tapınağı alanındaki odalarını yıktılar.

[1] Halk arasında Tevrat ve Zebur olarak bilinen; Yaratılış kitabından Malaki kitabına kadar, pey­gamberlik, tarihsel, şiirsel içerikli değişik edebi yazı türlerin oluşturduğu 39 kitabın bütünü.

[2] 'Serseri' sözcüğü hakaret anlamında kullanılma­maktadır, bir tanımlamadır.

[3] "Baal: 'Efendi' anlamına gelir. Kenanlıların ve Fenikelilerin tapındığı ilah, Baal 'El'in (Bazı yerlerde 'Dagon' diye geçer) oğlu' olarak tanınıyordu. Aram'da (Suriye'de) Hadad, Babil'de ise Adad olarak adlan­dırılmıştı. Baal'ın rahme doğurganlık verdiğine ve toprağı verimli kılan yağmuru sağladığına inanılır, boğanın üstünde durmuş olarak resmedilirdi; Baal'ın tapınma törenlerinde fahişeliğin yanı sıra bazen çocuk kurban edildiği de görülürdü." (Açıklamalı Kutsal Kitap. Yeni Yaşam Yayınları: İstanbul, 2010. s.329)

[4] Kenanlıların inanışına göre Aşera, baş ilahları El'in karısıydı. Aşera'nın onuruna yapılmış tahta putları öbür tapınma gereçlerinin yanına koyarlardı. (a.g.e., s. 137)

[i] Bkz. Açıklamalı Kutsal Kitap. Yeni Yaşam Yayın­ları: İstanbul, 2010. s. 486