Aile ve Evlilik Bağları

3.8 Boşanma

Sevgi kuru, sözde kalan, için boş bir eylem değildir. Rab’den alınan; evlilikte karı koca arasında fedakârlık, sadakat, itaat, değer vermek, şefkat ürünleriyle birlikte var olan; karakterinizi ortaya koyan niteliklerdir.

Rab’bin ve kilisenin önünde “İyi ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta eşiniz A…’yı seveceğinize, ölüm sizi ayıranda dek birlikteliğinizi koruyacağınıza” karı koca olarak ilan edilmeden önce her biriniz kendi adınıza söz verdiniz. Peki, öyleyse sizi hangi nedenler dolayı boşanma durumuna getirdi?

Bu soruya vereceğiniz yanıtlar ne olursa olsun size “Her şeyin bitmediğini, Rab’de her zaman bir umut bulunduğu” anlayışının yolunu kesmemelidir. Rab’bin evlilik tasarısını, sizin, eşinizin, varsa çocuklarınızın durumunu yeniden gözden geçirerek, bildiğiniz gerçekleri yaşamınızda uygulamak için kendinizi açık tutmanız, yeni bir başlangıç yapmaya yönelik koşulları sizin tarafınızdan sağlayacaktır.

İnsanlık tarihinde Şeytan’ın en iyi planı evlilik kurumunu bozarak duygusal yönden hasarlı karı koca ve çocukların, çocuklar aracılığıyla da hasarlı kuşakların yetiştirilmesine yol açacak ortamı yaratmasıdır. Yaratılışta ilk yalan Şeytan aracılığıyla dünyaya girdi. İnsanın Şaytan’ın uydurduğu “Kesinlikle ölmezsiniz. Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız (Yar.3:4-5) yalanına Âdem ve Havva kanmayacak bilgiye ve bilgeliğe sahiptiler (Yar.2:17) .

İsa Mesih’e iman etmek, günahın ölümcüllüğünü ortadan kaldırsa da O’nun ikinci gelişine dek Hristiyan benliğin denetimine girebilir. Böyle bir durumda “Kutsal Ruh'un yönetiminde yaşayarak benliğin tutkularını asla yerine getirmemek; sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir ardından gitmek” evliliğinizi yenileme fırsatı verecektir.

“Ruh’un ürünü olan sevgi (Gr. agape) kişisel çıkar gözetmeksizin bir başkasıyla içtenlikle ilgilenmek demektir. Öyleyse eşinizi (varsa çocuklarınızı) bu sevgiden mahrum etmeyin; Ruh’a boyun eğin. Aynı biçimde İsa Mesih’e iman edenlerin tattığı sevinci (Gr. kara); Tanrı’nın sevgisine, lütfuna, bereketlerine, vaatlerine ve yakınlığına dayan mutluluk duygusunu hem kendiniz hem de yaşam ortağınız eşiniz ve çocuklarınız için isteyin. Esenlik (Gr. eyrene) Rab ile olduğu gibi eşiniz ve çocuklarınızla da olsun. Zor durumlarda sabır (Gr. makrothumya) sizi öfke ve umutsuzluğa kapılmadan dayanmanızı teşvik edecektir. Şefkat (Gr. krestotes) hiç kimseyi incitmemek, onlara acı vermemek olarak açıklanır. Şefkatinizi eşinizden ve çocuklarınızdan esirgemeyin. İyilik (Gr. agathosune) kötülükten nefret edilerek gerçeğe ve doğruluğa uygun davranmaktır. İyilik yapmaktan vazgeçmeyin. Bağlılık (Gr. pistis) insanın vaat, taahhüt, güvenirlik ve dürüstlük aracılığıyla birleşilen kişiye sarsılmaz, sağlam ve değişmez tutum takınmaktır. Karakterinizi pekiştirmek, eşinizle yeni bir başlangıç yapabilmek için Rab’bin lütuf tahtına cesaretle yaklaşın (İbr.4:14-16). Yumuşak huyluluk (Gr. prautes) güç ve cesaretle birleşen ılımlılık; gerektiği zaman öfkelenen gerektiği zaman alçakgönüllükle boyun eğen kişi olarak tanımlanır. Sizi öfkeniz değil gücünüz ve cesaretinizi kaybettirmeyen alçakgönüllüğünüz yönetsin. Özdenetim (Gr. egkrateya) kişinin arzularına tutkularına hâkim olması yanında evlilik antlaşmasına sadık kalmasını içeren anlam taşır.”[1]

Boşanma kararı çok durumda hayal kırıklıklarıyla birlikte, bitmiş ve tükenmiş bir durumdayken gerçekleşir. Bu başlıkta şimdiye dek yazılanları yaşamınızda uygulayabilmiş olsaydınız “Yine boşanma ( ya da eşlerin birbirinden ayrı yaşaması) kararını verir miydiniz?”

Eğer soruya yanıt “Hayır!” olursa ne kadar bitmiş ve tükenmiş durumdaysanız da şu üç adımı atmak için geç değildir:

Birinci Adım Rab ile kişisel ilişkinizi eşinize bağlı olmaksızın bildiğiniz ruhsal ilkeleri yaşamınızda uygulayarak kendinizi yenilemektir. Boşanma Kutsal Kitap’ta özendirilen bir konu olmadığı gibi, özenilecek bir yanı da bulunmaz. Mat. 19:6 ayetinde İsa Mesih “Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı'nın birleştirdiğini, insan ayırmasın” diyerek boşanmaya olan eğilimi kapattı. Metinde geçen “Ben size şunu söyleyeyim, karısını fuhuştan başka bir nedenle boşayıp başkasıyla evlenen, zina etmiş olur. Boşanan kadınla evlenen de zina etmiş olur (Mat.19:9)” sözleri buyruk değildir! İlgili ayetlerde (Mat.19:10; Mar.10:1-12; Luk.16:18), boşanma Rab’bin tasarıları doğrultusunda değil, insanın yüreğinin katılığı nedeniyle kendisinin aldığı günahlı benlik kararıdır. İsa Mesih’in boşanmayı yasallaştıracak gibi görünen zina nedeniyle ayrılmayı keyfi kararlara bağlamamak gerekir.

Mat.19:7 (ve buna paralel ayetler Yas.24:1-4) özgün anlamında yorumlanmadığında doğru sonucu vermemektedir. Aslında Rab “Musa’nın yasasında erkekler tarafından belge verilerek yapılan boşanmayı onaylanmamıştır. Belge verilerek yapılan boşanma o dönemde kadınların haklarını korumanın yanında boşanmayı zorlaştıracak bir uygulamaydı.”[2] Mal.2:16 ayetinde Rab “Ben boşanmadan nefret ederim” diyen Rab “Kutsal Kitap’ın başka bir yerinde neden boşanmayı teşvik ederek kendisiyle çelişkiye düşsün?”

Hoşea Kitabı’nda sadakatsiz kadınla evlenen peygamberin yaşamı, Tanrı’nın halkıyla ilişkisinin durumunu betimlemek için kullanılır. Halkının yaptığı putperestliği Rab (ruhsal) zina olarak tanımlar. Rab Hoş.2:8 ayetinde

“Ama kendisine tahıl, yeni şarap, zeytinyağı verenin,
Baal için harcadığı altınla gümüşü bol bol sağlayanın
Ben olduğumu bilmedi” sözleriyle dile getirir ve Hoş.14. bölümde tövbe eden halka karşı sadakatini yineleyeceğini söyler.

İkinci adım uzmanlaşmış imanlılardan yardım almaktır. Eğer evli çiftler sorunlarını eşleriyle birlikte çözebilmiş olsalardı boşanmaya dolayısıyla da danışmanlık hizmeti veren kardeşlere ihtiyaç duymayacaklardı.

Doğru kişiler başta İsa Mesih olmak üzere örnek alınmalıdır. Pavlus İsa Mesih’i örnek almış, aynı zamanda kendisini de imanları esenlik bulacak davranışlar için örnek göstermiştir (Fil.3:17,4:9). Bunun gibi Kutsal Kitap’ta bilgisiyle donatılmış danışmanlar, evli çiftlerin ilişkilerinde karşılaştıkları zor durumları boşanarak daha büyük ruhsal sorunlar yaratmadan, çözmeye yardım ederler.

“Karşılıklı danışılmazsa tasarılar boşa çıkar,

Danışmanların çokluğuyla başarıya ulaşılır (Özd.15:22)” ayetinde geçen sözleri danışmanlık hizmetlerini acı veren konuların saptanmasında, karşılaşılan zorlukların aşılmasında kendilerini çaresiz hisseden karı kocaya yol gösterici niteliktedir.

Aşağıdaki tablo[3] sorunları çözümsüz noktaya gelmemiş eşlerin bulundukları noktadan geleceğe umutla bakmak, Rab ile ve birbirleriyle iletişimini güçlendirerek birlikte hareket edecekleri konuları ortaya çıkarmak, eş ve çocuklara yönelik sorumluluklarını yerine getirmek, için kaynak oluşturabilir.

Tablo eşlerin kabul ettikleri, öğütlerine değer verecekleri ruhsal bir danışman ile kullanılır. Danışmanın dikkat etmesi gereken önemli noktalardan biri, karı kocaya, kendi çözümlerini kolay biçimde sunmak değil, karı kocanın birbirileriyle konuşmalarını sağlayarak onların kendi çözümlerini bulmalarını sağlaması olmalıdır. Çünkü insanlar yaptıkları davranışlarda kendilerini ne kadar haklı çıkarırlarsa çıkarsınlar, aslında vicdanları aracılığıyla neyin iyi ve doğru neyin kötü ve yanlış olduğunu bilirler. Danışman bu durumu bilgelikle kullandığında hatasız insan olamadığını ama az ama çok herkesin hata yapabileceğini eşlerin görmesini sağlayarak, sorunlardaki kendi paylarını anlamalarına yardımcı olabilir.

Şiddetli geçimsizlik noktasına gelmek bir anlık olay sonucu değildir. Birçok olayın birbirleriyle ilişkilendirilmesi sonucunda zamanla ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sorunların kökenine inerken fiziksel ve duygusal etkilerin ilk nerede ve ne zaman başladığını aydınlatmak gereklidir.

Zorluk yaratabilecek konular bilgelikle ele alınmadığından, eşler arasında geçimsizlik yaratan çok sorunun kaynağı evlilik öncesinden kaynaklanır. Aşağıda örnekler aslında bekârlık, nişanlılık döneminde özen gösterilmesi, çözülmesi gereken konulardır:

· Kutsallık ve saygınlıkla kendine bir eş almamak (1Sel.4:3). Günah üzerine kurulan bir evliliği Şeytan eşlerin birbirlerini değersizleştirmesi için kullanabilir.

· Hırsla beslenen tutku ve tutsaklıklar. “İrade ve yargıları aşan güçlü coşkulardan”[4] oluşan isteklerdir. Tutsaklıklarsa mecazi şekliyle “Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse”[5] olarak anlaşılır. Evlilik öncesinde tutku ve tutsaklıklar baskılanabilmekte; ancak evlilik sonrasında yine güçlü biçimde ortaya çıkmaktadır.

· Maddi yaşam koşulları: Eğer işsizken ya da ağır borç yükü altına girerek evlilik gerçekleştirilmişse mutlu bir evlilik yapmak nerdeyse imkânsızdır. Benzer biçimde, dil, kültür, öğrenim, çocuklu eşle evlenmek, hastalıklar da evlilik ilişkisinin sürdürülmesinde belirleyici olabilmektedir.

Yukarıdaki listede geçenler evli çiftlerde tek başlarına etken olabileceği gibi (çok durumda) iç içe geçmiş olarak da bulunurlar. Böyle bir durumda “Rab ile ilişkinizi düzeltmek; O’nun Yaşamınızın Merkezinde yer alması” alt basmağı bütün yükü taşıması nedeniyle önceliklidir. Zaten Rab ile ilişki düzgün olsaydı evlilikler boşanma noktasına gelmeyecekti. O zaman karı kocaya “Dua (oruç), Kutsal Kitap okumak (derin düşünmek), tövbe etmek, şükrederek övgü sunmak (tapınmak, ibadet etmek) ruhsal disiplinlerini” kişisel olarak kazandırmak sağlam bir başlangıç noktası oluşturur.

Eşlerin birbirlerinin olumlu yönlerini bulmalarını kendi sözleriyle ortaya çıkarmak önemli bir adımdır. Şiddetli geçimsizliğin bulunduğu durumlarda duygusal patlamaların çıkabileceği bu adımda eşlerle ayrı ayrı görüşmek ve sonra birlikte konuşarak devam etmek yararlı olabilir. Karşılık konuşmalarda duygular ifade edilmeli; ama aynı zamanda duyguların günahlı olabileceği gerçeği göz önünde bulundurularak dengelenebilmelidir.

Eşinizde bundan sonra görmek istediğiniz erdemler, tutumlar eşlerin umutlarını güçlendirmesinin yanında birbirlerini bağışlamalarını gerektirecek üçüncü adımdır. Bağışlamamak yalnız evliliklerde değil, iman yaşamında karşılaşılan zor bir ruhsal sorundur. Evlilikte acı çeken kişi, çok durumda bağışlamayı eşini haklı duruma koymak olarak görür. Bağışlamak günahlı benlik alta alınarak, ruhsal gerçeklere boyun eğilerek gerçekleştirilir.

İsa Mesih’in öğretisine ve Kutsal Kitap’a göre eşlerin (aslında tün imanlıların) birbirlerini bağışlamaması için özürleri yoktur. Ama birbirlerini bağışlamak için nedenleri vardır:

Öncelikle İsa birbirimizi ve bizlere yönelik suç işleyenleri bağışlamamızı istedi (Mat.6:12). Hiçbir kişi tüm insanlığın günahlarını üstlenen İsa Mesih’in çektiği acıları çekmedi. O çarmıhta idam edilirken, cellatlarına “Baba, onları bağışla” dedi. “Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar (Luk.23:34)” dedi.

Kutsal Kitap geçeklerine göre bağışlamak öfke, kin, nefret, tiksinme gibi olumsuz duygulardan özgürleşmesini sağlayacağından öncelikle kişinin kendisi içindir. Bağışlamak kişisel özgürlüğü sağladığı gibi olumlu ilk davranışların sergilenmesini sağlar.

Bağışlamak alçakgönüllülük içerdiğinden, eşinizi bağışladığınızda onun vicdanına seslenerek konuyu Rab’be teslim edersiniz. Bu durumda yargıç siz değilsinizdir. Yargıç, her insanın son günde yaptıklarına göre yargılayacak İsa Mesih’tir. Düşmanca davrananlara Pavlus “Sevgili kardeşler, kimseden öç almayın; bunu Tanrı'nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim Rom.12:19)’” uyarısında bulunuyor.

Yine Pavlus Kutsal Ruh’un esiniyle Yeni Antlaşma’da “Evlilereyse şunu buyuruyorum, daha doğrusu Rab buyuruyor: Kadın kocasından ayrılmasın. Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın (1Kor.10-11)” diyerek boşanmaya giden yolu kapatır; karı kocayı birlikteliklerini korumalarını özendirir.

Ölüm sizi ayırana dek… Zihnin, duyguların, iradenin günahlı olduğunu; kocaların karılarını sevmelerinin, karılarında kocalarına saygı göstermelerinin (onları onaylamalarının) yaratılıştaki ruhsal ve bedensel gerçeklere uygun olduğunu kabul etmek, İsa Mesih’e ve imanlıda etkin olan Kutsal Ruh’a güvenmek zor görünen birçok konuyu aşmayı sağlayacak anahtar istek ve eylemlerdir.

---

[1] Krş: Donald C. Stamps vd. Yeni Yaşam Açıklamalı Kutsal Kitap. Yeni Yaşam Yayınları: Kore, 2009. s. 621

[2] Krş: a.g.e., s.271

[3] Tablo ve içindeki düşünceler Mike ve Ros Buckley’in danışmanlık seminerlerinden öğrenilen ilkelerden hareket edilerek oluşturulmuştur.

[4] http://tdkterim.gov.tr/bts/ (12.03.2013)

[5] http://tdkterim.gov.tr/bts/ (12.03.2013)