Aile ve Evlilik Bağları

2. Günahın Aile İlişkilerini Bozması

Ne oldu da insanlık göksel yerlerdeki konumunu, esenliğini yitirdi?

Bu soruya Kutsal Kitap günah sözcüğüyle karşılık verir. “Günah, Tanrı’ya başkaldırmak, yasalarına uymamaktır. Rab’bin yetkisini ret etmek ya da O’na meydan okumak, kötülük istemek içimizdeki günahı tanımlar. İncil’de günaha karşılık kullanılan Grekçe terim ‘hamartia’dır; hedeften şaşmak, yanlış yola sapmak anlamına gelir. Kötülük yapmak, suç işlemek, Tanrı’nın yasasını çiğnemek bu terimin kapsamına giren fiillerdir.”[1]

Özgürlük ve yetki insanın suretinde yaratıldığı Rab’den aldığı iki önemli niteliktir. Yar.2:15 ayetinde Aden[2] bahçesinin (dünyadaki cennetin) bakımı ve işlenmesi Âdem’in sorumluluğunda ve yetkisindeydi. Aden bahçesinde “İyiyle kötüyü bilme ağacının[3] meyvesinden yeme (Yar.2:17)” yasağı dışında Âdem’in, dolayısıyla Havva’nın özgürlüğüne bir sınırlama konmamıştır. İnsan Rab’bin görkemini yansıtması gerektiğinden özgürlük ve yetkisini yine Rab’be karşı kullanmaması gerektiği açıktır.

Özgürlük ve yetki isyan etmek için kullanıldığında insan yanlış yola saparak, kendi kararlarıyla baş başa kalıyor. Oysa insan kararlarını Rab’be danışarak almalıdır. ‘Danışmak’ yalnız Rab ile değil, toplumsal ilişkilerin her alanında kullanılması gereken, insanları yanılgıdan koruyan, doğru kararlar vermesini sağlayan niteliktir (Bkz. Özd.15:22; 24:5-6). TDK internet sözlüğü danışmayı “Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek” olarak tanımlıyor.[4] Eğer insan yaratılış günlerinden başlayarak kararlarını Rab’be danışarak alsaydı günümüzde yaşanan birçok acı ve kötülük de olmayacaktı.

Günahın tanımına ve sonuçlarına böyle yaklaştığımızda “Günahın aile ilişkilerini bozması” yanında ölümün, kötülüğünün çoğalmasının, insanların acı çekmesinin ve çektirmesinin yanıtını da bulmuş oluruz: Kendi kararını vermeye yönelerek insan Tanrı gibi olmak istemiştir (Yar.3:5-6).

Rab’den kopmakla sonuçlanan, tarihin en trajik olayının yaşandığı günah eyleminde önemli olan Şeytan’ın varlığı, aldatışı, kötülüğünden çok, insanın özgürlüğünü kullanarak Rab yerine Şeytan’a itaat etmesidir.

Böyle bir itaatte yitirilen yalnız özgürlük olmadı. Kötülük karı koca, çocukların arasına girdi. Âdem ve Havva birbirleriyle çekişmeye başladı… Kardeş kardeşi; Kabil, Habil’i öldürdü… Günah çoğalarak devam etti.

[1] Kutsal Kitap Sözlüğü. Makale ‘Günah’. Basıma hazırlanmaktadır: Numaralandırılmamış sayfalardan alıntı yapıldı.

[2] “Aden, İbranice’de ‘neşe, zevk’ ya da Mezopotamya dilinde ‘ova’ anlamına gelen bir sözcükle bağlantılıdır.” Değişen Yaşam Serisi. Yaratılış Kitabı. Haberci Tanıtım Basın Yayın Dağıtım: İstanbul, 2002. s. 31

[3] “Tanrı bahçedeki birçok ağacı insan bedenlerini beslesinler diye yarattı. Ancak iyiyle kötüyü bile ağacının ne olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Ahlaki bilgi ya da muhakeme anlamına gelebilir. Bu sınırlamada önemli olan nokta ağaç ve meyvesinden çok, insanın kendi kararlarına değil, Rab’be güvenmesi gerektiğidir.” Krş: a.g.e., s. 38

[4] http://tdkterim.gov.tr/bts/ (17.10.2012)