Aile ve Evlilik Bağları

1.1 Yaratılışta Aile

“Aile kadın ve erkeğin her konuda birbirlerini tamamladıkları; birbirleriyle ruhsal, duygusal, fiziksel paydaşlığı; sadakati ve değer vermeyi içeren; Mesih İsa’nın kiliseyle ilişkisini yansıtan, Rab tarafından evlilik bağıyla oluşturulmuş ilk kurumdur.”[1]

Yar.2. bölümde insanın yaratılışının ayrıntıları anlatılır. Âdem, Rab ile doğrudan ilişki içindedir, O’nunla yüz yüze konuşabilmektedir. Rab’den aldığı yetki ile Aden bahçesinin ve dünyanın kâhyasıdır. Yerdeki hayvanlara, gökteki kuşlara ad [2] koyar.

Görkemli yaratılışın çeşitliliğine karşın Âdem’e yaşamının her alanında ortak olacak, onu anlayabilecek, kendisine benzeyen bir varlık yoktur. Devam eden yaratılış tasarısında Rab Âdem’e eş yaratır. “Âdem bütün evcil ve yabanıl hayvanlara, gökte uçan kuşlara ad koydu. Ama kendisi için uygun bir yardımcı bulunmadı (Yar.2:20)” ayetine baktığımızda hem Âdem’in yalnızlığını kaldıracak hem de Âdem’in içindeki boşluğu doldurup birbirlerini tamamlayacakları kadının yaratılması tamamen Rab’bin tasarısıdır. Aslında Âdem hem Rab ile ilişki içindeydi hem de yeryüzünde başka canlılar vardı. Yani o tam anlamıyla yalnız değildi. Öyleyse günaha düşüşten önce yalnızlıkla anlatılmak istenen nedir?

Bu soruya verilebilecek yanıtlardan bir tanesi Âdem tek insan olarak ‘tam değildi’dir. Kutsal Kitap ayetlerinde Âdem’in eksikliğinin Rab tarafından giderilmesinin açık biçimde görülmesi günümüz aile ve toplum yapısının anlaşılmasına ışık tutar. Böylelikle Rab, Âdem ile ilişkisinde yalnız evrenin ve yeryüzünün fiziksel yaratılışında değil, insanın bedensel-duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasında etkin olduğunu; ailenin, çoğalma yoluyla toplumun da Rab’bi olduğunu gösterir.

[1] Krş: Turgay Üçal, Derek Malcom. Hıristiyan Ahlakı. Ön Asya Basın Yayın Dağıtım: İstanbul, 2000. s. 127

[2] “Eski dönemlerde bir şeye ya da bir kimseye isim verme hakkı ona sahip olma ya da onun üzerinde egemen olma hakkının bir işaretiydi.” Bkz. Değişen Yaşam Serisi. Yaratılış Kitabı. Haberci Tanıtım Basın Yayın Dağıtım: İstanbul, 2002. s. 29