Aile ve Evlilik Bağları

1. Aile Kavramı

Rab insanı kendi suretinde, erkek ve dişi olarak yarattı; onları kutsayarak “Verimli olun, çoğalın” dedi (Yar.1:27,28). Rab’bin suretinde yaratılan insan “O’ndan fiziksel benzeyişi değil; irade, duygu, akıl gibi kişisel, doğruluk gibi ahlaksal, hem Rab hem de insanlarla ilişki kurma yetisiyle ilişkisel boyutunu almıştır. İnsanın erkek ve dişi olarak kutsanması çoğalmayı, yeryüzünü doldurmayı, yeryüzündeki yaratıklara egemen olmayı içerir.”[1]

Rab’den alınan bu unsurlar yaratılışta insanın özünde doğru biçimde kurulmuştur. Rab’bin suretinde yaratılmak Yar.2:20-28 ayetleriyle birleştirildiğinde tüm Kutsal Kitap’ta[2] ailenin özgün yapısına ulaşılır: Erkek ve kadının yaşamlarındaki önceliği Rab ile kurdukları ilişkidir. Çünkü onların fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını doğrudan karşılayan Rab’bin kendisidir. Ayrıca Rab fiziksel ve duygusal yönlerden farklı iki kişiyi evlilik bağıyla tek varlık olarak birleştirmekte, onları kutsanmış ilişkide birbirlerinden ayrılmayacak biçimde bağlamaktadır.

Günah nedeniyle bozulan saf insan doğası, ilerleyen zaman içerisinde kötülüğün çoğalmasına neden oldu. İnsan gerçek anlamıyla Rab’bi, kendini, eşini, çocuklarını, toplumu tanıyamaz ve onlarla doğru ilişki kuramaz duruma geldi.

İsa Mesih’in çarmıhta tüm insanların günahlarına karşılık ölüp dirilmesiyle sunduğu kurtuluş, kendisini kişisel kurtarıcısı olarak kabul edenleri günahın yasasından özgür kıldı. Çarmıhta sağlanan kurtuluş aklanmayı da beraberinde getirdiğinden insanın günah nedeniyle bozulan ilişkisi onarıldı. İsa Mesih’in ikinci gelişinde kavuşacağımız göksel bedenlerimize sahip olana dek Rab, aile ve toplumla ilişkilerimize Tanrı sözü olan Kutsal Kitap ve imanlılarda bulunan Kutsal Ruh rehberlik etmektedir.

[1] Bkz: Açıklamalı Kutsal Kitap. Yeni Yaşam Yayınları: İstanbul, 2010. s. 8-9

[2] Bu yazıda “Kutsal Kitap” her durumda Hıristiyanların kullandığı Tevrat, Zebur İncil’den oluşan Tanrı’nın sözünü belirtir.